Tohumdan Çınara Kadın Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’nden Uzman Psikolog Sinem Demirtaş
Kadına Yönelik Psikolojik Şiddet
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, 1999 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından ilan edildi. Bu çerçevede, her 25 Kasım’da tüm ülkelerde çeşitli etkinlikler düzenleniyor, kadına yönelik şiddet konusunun gündeme gelmesi, tartışılması ve farkındalık yaratılması sağlanmaya çalışılıyor. Kadını kontrol etmek, aşağılamak, cezalandırmak amacıyla bedensel güç kullanılıyorsa fiziksel şiddet, duygusal güç kullanılıyorsa psikolojik şiddet, cinsel anlamda güç kullanılıyorsa cinsel şiddet ve maddi güç kullanılarak üstünlük kuruluyorsa ekonomik şiddet ortaya çıkar. ”Kadına yönelik şiddet sadece fiziksel açıdan değil, ekonomik, cinsel ve duygusal şiddet şeklinde yaşanabiliyor. Duygusal şiddet, aşırı biçimde eleştirmek, tehdit etmek, aşağılamak, hakaret etmek, utandırmak, hiç iletişime geçmemek, duygusal olarak ihmal etmek, yalan söylemek, küçümsemek, görmezden gelmek şeklinde ortaya çıkıyor. Psikolojik şiddetin stres ve travmaların yanı sıra depresyon gibi ağır psikolojik sorunlara yol açtığını belirten uzmanlar, destek ve zamanında müdahalenin önemine işaret ediyor.
DUYGUSAL ŞİDDETİN BELİRTİLERİ
Duygusal ilişkinizde eğer partneriniz arkadaşınızla buluştuğunuzda ya da ailenizin yanına gittiğinizde sizi sık sık arıyor, cevap vermediğinizde size küsüyorsa veya sizi engelliyorsa, istemediğiniz bir davranışı yapmanız ya da kabul etmeniz için sevgisini çekmekle tehdit ediyorsa, ortaya çıkan tartışmaların sizin sorunuz olduğunu söyleyip size suçlu hissettiriyorsa, sizi görmezden geliyor duygularınızı ve düşüncelerinizi önemsemiyor ve dikkate almıyorsa anlaşılmadığınızı hissediyorsanız duygusal şiddete maruz kalıyor olabilirsiniz. Sizi rahatsız eden durumlara tepki verdiğinizde “Çok hassassın! Abartıyorsun! Amma büyütüyorsun!” veya “Uff, bu konuyu konuşmaktan sıkıldım sen sorun etmesen bir problem yok.” karşılığını almak veya diğer insanların yanı da dâhil olmak üzere Sen ne anlarsın ki? Hak etmiyorsun ki! Hangi işi düzgün yapabiliyorsun ki? Bir işi de başarsan şaşarım!” gibi söylemlerle aşağılanmaya ve küçük düşürülmeye maruz kalmak da duygusal şiddet kapsamındadır. Bu tür davranışlar kişide değersizlik duyguları ve iç çatışma yaşamaya, kendinden ve duygularından şüphe duymaya yol açar. Unutmayın her bireyin fikirleri vardır. Her birey önemli ve değerlidir.
DUYGUSAL ŞİDDETİN TOPLUMSAL ALT YAPISI
Yine “Kadınlar çiçektir, kırılgandır, hassastır, korunmaya muhtaçtır.” gibi söz kılıfları ile kadınları kısıtlayan ve belirli rollere sıkıştıran kadife eldivene saran tutumlar da duygusal şiddete temel olmaktadır. Elinin hamuruyla erkek işine karışma. Bak bak kesin arabayı süren kadın sürücü zaten kadınlar araba süremez. Karı! gibi ağlama. Karı! gibi kıvırma. Karı! gibi dır dır konuşma.
DUYGUSAL ŞİDDETİN SONUÇLARI
Şiddete maruz kalan kadınlar suçluluk, yalnızlık, korku, çaresizlik, kendine güvensizlik, gerginlik ve huzursuzluk gibi duygulanımları yoğun biçimde yaşamakta bunun sonucu olarak bu bireylerde akut stres bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete bozuklukları, alkol madde bağımlılığı, depresyon gibi bir çok psikiyatrik rahatsızlık görülme olasılığı ortaya çıkmakla birlikte kendine zarar verme davranışları veya intihar girişimleri de görülebilmektedir.
DUYGUSAL ŞİDDETLE NASIL BAŞA ÇIKILABİLİR?
Öncelikle böyle bir şiddetin varlığını fark etmek ve kabul etmek gerekir. Bu yüzden ilişkilerinizi ve maruz kaldığınız davranışları sağlıklı değerlendirmekte fayda var. Gerçek duygularınızın farkına varın. Belki duymuşsunuzdur “Aslında şu kadar zaman öne bitirecektim bu ilişkiyi” gibi cümleleri. Bir yılda ne oldu da bu sözler söyleniyor? Kişi en sonunda yaşadığının şiddet olduğunu, şiddeti yapanın da buna son vermeyeceğini anlıyor. Bu farkındalıktan sonra çözüm kısmına yönelmeniz gerekiyor. Duygusal şiddeti uygulayan kişi ile duygu, düşünce ve yorumlarınızı paylaşabilir, durumu değiştirmesi için çözüm üretme girişiminde bulunabilirsiniz. Eğer çözüme kavuşturma seçenekleri işe yaramadıysa hayatınızda bir değişim yapmanız da gerekebilir. Bu sizin için zor da olabilir. Verdiğiniz emeklerin boşa gitmesi olarak da değerlendirseniz partnerinizle yolları ayırmak zor olabilir. Özellikle çocuğu olan ailelerde çocuk etkilenmesin, babası başında kalsın, yuvam yıkılmasın düşünceleri vardır. Fakat kavga gürültü birbirini sevmeyen birbirine saygı olmayan ailelerde çocuk oldukça fazla zarar görmektedir. Kendinize “Ömrümün sonuna kadar bu şekilde yaşayabilir miyim?” sorusunu sorun. İlişkinizin olumlu ve olumsuz yönlerinden bir tablo oluşturun ve tarafsız bir şekilde değerlendirin. Diğer bir şeçenek de kişinin özsaygısını güçlendirmesidir. Kadının şiddetin kaynağını iyi tanıması gerekir. Kişinin duygularını yönetebilmesi baş etme mekanizmalarını güçlendirecektir. Kendimizi tanımazsak başkaları üzerinde fikrimiz olmaz ve çözüm yoluna ulaşamayız. Kişi kendi duygularının ve kendinin farkında vardığında her şey bir basamak daha kolay olacaktır. Öğrenilmiş çaresizlik olarak adlandırdığımız kavramda kişi ne yaparsa yapsın sonucun olumsuz bir şekilde sonuçlanacağını düşünürse denemekten vazgeçecektir. Tükenmiş olacak ve yorgun hissedecektir. Şiddete maruz kalındığında ya da risk altındayken başvurulabilecek kurum ve kuruluşlar: Şiddete uğrayan kadınlar şu kurumlardan destek alabilirler: Aile, Kadın, Çocuk ve Özürlü Sosyal Hizmet Danışma Hattı Alo 183, ALO 155 Polis İmdat, ALO 156 Jandarma İmdat,112 ACİL, 0212 656 96 96 Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattını arayabilirler. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünde veya Aile ve Sosyal Politikalar İlçe Müdürlüğünde, Aile Danışma Merkezleri ve Toplum Merkezlerinde ücretsiz olarak danışmanlık, rehberlik, yönlendirme hizmetleri alabilirler. ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi) şiddet uygulayan ve şiddete maruz kalanlara yönelik verilen tedbirlerin etkin olması için izleme yapan birimlerdir. Bu merkezlerde hukuki, psikolojik, mesleki ve danışma gibi farklı alanlarda hizmetler sunulmaktadır. Ayrıca sığınma evleri ya da diğer adıyla konukevleri, şiddete uğrayan veya risk altındaki kadınların varsa beraberlerindeki çocuklarıyla birlikte, geçici süre ile barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla kurulmuştur. Bu hizmeti başta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü olmak üzere, sivil toplum kuruluşları, belediyeler, kaymakamlıklar ve valilikler yürütmektedir. Son olarak toplum olarak kadın cinayetlerine alışmayalım.
Sessiz kalmayalım.